Dünya Mirası
Listesinde “Aslanhane Camii”
Ankara’ nın 13. Yüzyıl eserlerinden Ahi Şerafettin (Aslanhane) Camii, Eylül 2023
tarihinde Riyad’ da düzenlenen UNECCO
Dünya Miras Komitesi toplantısında alınan kararla Birleşmiş Milletler Eğitim,
Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’ nun Dünya
Mirası listesine girmiştir.. Özverili çalışma ve gayretleri için Ankara
Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Dairesi UNESCO Komisyonu
Başkanı Sayın Bekir Ödemiş ve Komisyon üyelerini kutlarız..
Aslanhane ya da diğer adıyla Ahi Şerafettin Camii , Ankara’
nın Samanpazarı bölgesine Can Sokak ile Kurnaz sokağın kesiştiği köşede ve Ahi
Şerafettin Türbesinin güneyinde yer alan 13. Yüzyıldan kalma Türkiye’ nin
ibadete açık en eski camilerinden biridir. 1290 yılında Anadolu Selçukluları’ndan
II. Mesut tarafından yaptırılan caminin mimarı Ebubekir Mehmet olup,1330
yılında Ahi Şerafettin tarafından büyük bir onarım geçirmiş ve onarımı yaptıran
Ahi Şerafettin’ in adıyla anılmaya
başlamıştır. Ayrıca çeşitli tarihlerde
onarım gören cami 1972 yılında sit alanı ilan edilmiş ve 1999 yılında ise çevre
düzenlemesi yapılmış, 2010 – 2013 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü
tarafından restore edilerek bugünkü halini almıştır.
Asıl adı “Ahi
Şerafettin Camii” olmasına rağmen
doğusunda bulunan türbe külliyesi duvarına gömülü antik aslan heykeli sebebiyle
halk tarafından Aslanhane Camii olarak adlandırılmıştır.
Diğer Selçuklu dönemi Ahi camileri gibi Aslanhane Camiinin
de tavanı düz, dört sıra Ahşap sütunları, bindirme tekniğiyle yapılmış tavanı,
ahşap minberi ve alçı mihrabı nedeniyle Ankara’daki Selçuklu eserlerinin en
ihtişamlısıdır.. Cami yapımında ve
değişik tarihlerdeki onarımlarında Roma ve Bizans dönemi devşirme taş ve
mermerleri kullanılmıştır. Caminin ahşap çatısını taşıyan 24 ahşap kolonun
kolon başlıkları Roma ve Bizans dönemine ait antik devşirme öğelerdir.
Caminin ceviz ağacından yapılmış orta boy minberi
"Kündekâri minber" devrinin en başarılı örnekleri arasında
gösterilir. Üzerindeki kitabeye göre
1290 yılında Mehmed Bin Ebû Bekir adında bir neccâr tarafından yapılmıştır.
Caminin kuzey doğu köşesinde taş kare kaideli ve silindirik
tuğla gövdeli tek şerefeli bir minaresi vardır. Kalın yuvarlak gövdeli
minare, sekiz köşeli bir pabuç kısmı üzerinde yükselir. Kaide, Roma ve Bizans
döneminden devşirme malzemelerle birlikte moloz taş ile örülmüştür. Gövde kısmı
firuze renkli çinilerle ve tuğla ile örülmüştür..
Yüzü mozaik çinilerle kaplı mihrap, Anadolu’daki Selçuklu mihraplarının en
güzellerinden kabul edilir. Mihrabın süslemesinde
genellikle alçı kullanılmıştır. Yüzü mozaik çinilerle kaplı olup Anadolu
Selçuklu mihraplarının en güzel örneklerindendir..
















Hiç yorum yok:
Yorum Gönder